Politika

DEM Partili Gergerlioğlu: Fon soruşturması Türkiye'ye 50 yıl kaybettirdi

DEM Parti milletvekilleri, Meclis'te yaptıkları basın açıklamalarında fon soruşturmaları ile Adilcevaz'da planlanan GES projesini ele aldı. Gergerlioğlu, fon soruşturmasının Türkiye'ye 50 yıl kaybettirdiğini ileri sürerken Gökalp, Çanakyayla'daki GES projesine yönelik itirazın Danıştay tarafından reddedildiğini bildirdi.

27 Ekim 20262 dk okuma0 yorum
DEM Partili Gergerlioğlu: Fon soruşturması Türkiye'ye 50 yıl kaybettirdi
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

DEM Parti milletvekilleri, Meclis'te birbirinden ayrı gerçekleştirdikleri basın toplantılarında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, fon soruşturmalarıyla ilgili gelişmeleri yakından izlediğini, meselenin unutulmasına izin vermeyeceğini ifade ederek yaşanan olayın Türkiye'ye 50 yıl kaybettirdiğini öne sürdü.

Gergerlioğlu, soruların asıl muhatabının Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yetkilileri olması gerektiğini dile getirdi. SPK yetkilileri arasında yargılanan kimsenin bulunmadığını belirtti. SPK yetkililerinin, kurumlara hesap sorduklarını söylediklerini aktardı.

Kurumun 20 ay önce görevini yerine getirmediğini savundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20 ay önce SPK'ya burada yolsuzluklar bulunduğunu bildirerek bunların araştırılmasını ve konunun takip edilmesini istediğini anlattı. Bu uyarının hiç kimse tarafından dikkate alınmadığını söyledi.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Bunun sonucunda felaket yaşandığını ifade etti. Büyük zararın yalnızca fonla sınırlı kalmadığını, hisse senetleri piyasasında da görüldüğünü belirtti. İnsanların ciddi bir şok içinde olduğunu dile getirdi.

Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ise Bitlis'in Adilcevaz ilçesindeki Çanakyayla köyünde kurulması öngörülen güneş enerjisi santrali (GES) projesine yöre halkının karşı çıktığını ileri sürdü. Köylülerin projeye yönelik itirazının Danıştay tarafından reddedildiğini belirten Gökalp, dava dosyasında yer alan bilirkişi raporunun söz konusu arazinin mera niteliği taşıdığını ve köyde 12 bin 285 küçükbaş hayvan olduğunu kabul ettiğini aktardı.

Dolayısıyla bu alanın boş bırakılmış, kullanılmayan ya da üzerinde üretim gerçekleştirilmeyen bir arazi olmadığını vurguladı. Buranın, köylülerin hayvanlarını otlattığı, geçimini temin ettiği, suya ve yaylaya eriştiği ortak bir yaşam alanı olduğunu ifade etti. Meraya el konulmasının, köylünün sofrasına ve emeğine olduğu kadar kendi köyünde yaşama hakkına da müdahale anlamına geldiğini söyledi.

#Politika#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.