Kanada üniversitelerine kabul edilen Filistinli öğrencilerin öğrenim izni taleplerinin reddedilmesi, ülkedeki sivil toplum kuruluşlarının, siyasetçilerin ve akademisyenlerin tepkisine yol açtı. Ottawa'da gerçekleştirilen basın toplantısında, "Risk Altındaki Filistinli Öğrenciler ve Akademisyenler (PSSAR)" yetkilisi Baher Abdulhai, meseleye dair değerlendirmelerini paylaştı.
Abdulhai, hükümetin sunduğu güvencelere karşın Gazze'den gelen öğrencilerin öğrenim izni başvurularına olumsuz yanıt verildiğini söyleyerek, "Sonu gelmeyen işlem süreleri ve gecikmelerle başlayan kriz, adalet ve hesap verebilirlik krizine dönüştü. Ne yazık ki, hükümetin taahhütleri somut sonuçlara dönüşmemiştir." sözlerini dile getirdi.
Öğrencilerin "saldırgan" göçmenlik görüşmelerinden geçirildiği ve sonunda başvurularının reddedildiği yönündeki haberlerin özellikle kaygı uyandırdığının altını çizen Abdulhai, bu duruma dikkati çekti. Yeşil Parti lideri Elizabeth May de söz konusu öğrencilerin ülkenin önde gelen üniversiteleri tarafından zaten ayrıntılı bir değerlendirmeden geçirilerek kabul edildiğini vurguladı ve "Öğrencilere böyle davranılması, Kanadalı olmaktan utanç duymama neden oluyor." sözleriyle tepkisini ifade etti.
"Öğrenciler, Gazze'de eğitim gördüğü için toplu olarak cezalandırılmamalıdır" Trent Üniversitesinde profesör olan Aaron Shafer, Kanada'daki üniversitelerden kabul alan Filistinli öğrenci sayısının 100'den fazla olduğunu aktararak Kanada hükümetinin 2 yılı aşkın zamandır bu öğrencilere ait dosyaları dikkate almadığını belirtti.
Shafer, görüşünü "Öğrenciler, Gazze'de eğitim gördüğü için toplu olarak cezalandırılmamalıdır. Güvenlik değerlendirmeleri, tüm bir nüfus hakkındaki varsayımlara değil, bireysel kanıtlara dayanmalıdır." sözleriyle açıkladı.

